İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasının 85’inci duruşmasında, kanser tedavisi gördüğünü belirten reklamcı Delibaş hakkındaki yakalama kararı mahkeme heyeti tarafından kaldırıldı. Duruşmada aralarında eski İBB yöneticileri ile firma temsilcilerinin de bulunduğu sanıkların savunmaları ve sorguları tamamlanırken mahkeme başkanı oturuma öğle arası verdi.
Duruşma salonunda sanıklar, avukatlar ve izleyicilerin hazır bulunmasıyla başlayan celsede ilk savunmayı Karataş yaptı. Otuz yılı aşkın bir süredir inşaat sektöründe kamu projelerinde yer aldığını söyleyen Karataş, ihale süreçlerine dair soruları yanıtladı. Tutuklu İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı sanığa şu soruyu yöneltti:
İhale sürecinde benim sizle ya da ortaklarınızla gizliliği ihlal edecek bir temasım oldu mu?
Karataş bu soruya şu karşılığı verdi:
Kesinlikle olmadı
Kamu kurumlarının kullandığı parametreler sayesinde yaklaşık maliyetin yüzde 80-90 oranında öngörülebildiğini aktaran Karataş’ın ardından diğer sanıkların sorgusuna geçildi. Kirazlı-Halkalı metro hattı projesine ilişkin yargılanan Karataş, AKM firmasında çalıştığını ve davada adı geçen kişileri tanımadığını ifade ederek beraat talebinde bulundu. Ardından söz alan sanık da benzer şekilde suçlamalar hakkında bilgisi olmadığını belirterek beraatini istedi.
Reklam İhalelerine İlişkin Beyanlar Dinlendi
Duruşmada söz alan reklamcı Oygur, ihaleye yasal çerçevede katıldıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:
Biz ihaleye girip fiyat verdik, vermez olaydık. Usulsüzlük yaptığıma dair bir belge yoktur, suçlamayı kabul etmiyorum
Ardından savunma yapan reklamcı Gürsoy’a, Tutuklu İBB Emlak İşleri Daire Başkanı tarafından şu soru iletildi:
Bakanlıktan aldığınız alanlarla ilgili 2020 yılına kadar İBB’ye para ödediniz mi?
Gürsoy bu soruya şu yanıtı verdi:
Sadece reklam vergisi ödenmiştir
Duruşma sırasında söz alan reklamcı Delibaş, kanser tedavisi sürecinin devam ettiğini aktararak adli tedbirlerin kaldırılmasını talep etti. Mahkeme heyeti Delibaş hakkındaki yakalama kararının kaldırılmasına hükmetti.
Eski İBB Genel Sekreter Yardımcısının Savunması ve Çapraz Sorgu
Kürsüye gelen eski İBB Genel Sekreter Yardımcısı Önbilgin, görev yaptığı 20 aylık sürenin pandemi şartlarında geçtiğini ve dört defa Covid-19 geçirdiğini kaydetti. Süreç boyunca çalışma temposunu aksatmadıklarını dile getiren Önbilgin şunları aktardı:
Buna rağmen çalışma tempomuzu düşürmedik
İhaleler birkaç kişinin iradesiyle hazırlanıp sonuçlandırılmaz
O dönemlerde İBB ile çalışan arkadaşların da belirttiği gibi şartnameler eski dönem metinlerinin devamıdır
Bilirkişi raporunda yer alan 490 milyon liralık kamu zararı iddiasına da değinen Önbilgin şu değerlendirmede bulundu:
Kısa süreli tek satış fiyatının 10 yıla yayılmasıyla yapılan teorik bir hesaplamanın sonucudur
Savunmanın ardından çapraz sorguya geçildi. İmamoğlu kürsüdeki Önbilgin’e şu soruyu yöneltti:
Mali Hizmetler ve Emlak Daire sorumluluğu üstlendiniz. Bir nevi milyarlarca dolarlık bir kasanın size emanet edildiği görevi aldınız. Biz suç örgütü tarifi ile karşı karşıyayız. 2019 öncesi tanışıyor muyduk? Göreve başlamanız nasıl ilerledi?
Önbilgin bu soruyu şöyle yanıtladı:
Sizi daha önce hiç tanımıyordum. Öncesinde isminizi medyada duyuyordum
İmamoğlu’nun ödeme listelerine yönelik toplantı yapılıp yapılmadığına ilişkin sorusu üzerine Önbilgin şu beyanda bulundu:
Öyle bir sistem yok. Bizim kendi kurduğumuz sistemde önce vergi borcu ödenir. Onun mekanizmasını kurmuştuk. Kimsenin değiştirmesi mümkün değil. Öyle bir üslubunuz olmadı
İddianamede bahsi geçen işleyiş iddialarına dair İmamoğlu’nun yönelttiği soruya karşılık Önbilgin şunları kaydetti:
Başkanım böyle bir şey olmaz. Öyle bir sistem olsa 1 yıl 8 ay çalışmaz, daha önce ayrılırdım
Yurt dışı kredi temini ve harcama denetimleri konusundaki soruya ise Önbilgin şu cevabı verdi:
Bu ödemeleri bizim belirli bir proje kapsamında olmayan bir şeye yapmamız söz konusu değildir
Önbilgin’in sorgusunun ve avukatının beyanlarının tamamlanmasıyla birlikte mahkeme heyeti duruşmaya öğle arası verdi.

