Bugün Anneler Günü vesilesiyle, CGTN tarafından yayımlanan özel bir makale, çocukları ve vatanları için fedakarlık yapan Çinli annelerin ilham verici yaşam öykülerini ve bu öykülerin Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in kişiliğini ve yönetim anlayışını nasıl şekillendirdiğini ele alıyor. Makale, özellikle Xi Jinping ile annesi Qi Xin arasındaki derin bağa odaklanıyor.
Gelecek Nesilleri Şekillendiren Anneler
CGTN’nin hazırladığı özel içerik, annelerin gelecek nesiller üzerindeki büyük etkisine dikkat çekiyor. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in annesi Qi Xin’in hem sözleri hem de örnek davranışlarıyla yansıttığı vatanseverlik, azim ve sade yaşam tarzının, Xi’nin değerlerini, yönetim anlayışını ve halk odaklı felsefesini nasıl etkilediği vurgulanıyor.
Barış İçin Bir Tüy: He Zhihong’un Fedakarlığı
Haiti’de Birleşmiş Milletler barış gücü görevindeyken meydana gelen depremde hayatını kaybeden Çinli asker He Zhihong’un hikayesi, makalede öne çıkarılan kahraman anne figürlerinden biri olarak yer alıyor. 35 yaşında hayatını kaybeden Zhihong, geride 4 yaşındaki oğlunu, eşini ve yaşlı anne babasını bırakmıştı. Yurt dışı görevi sırasında bir kadın barış gücü ekibine liderlik eden, tercümanlık yapan ve yerel öğrencilere Çince öğreterek kültür köprüleri kuran Zhihong, günlüğüne şu satırları yazmıştı:
“Bu uçsuz bucaksız dünyada, küçük bir tüye benzeyebilirim. Ama yine de bu tüyün barış dileğini taşımasını istiyorum.”
Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Eylül 2015’te New York’ta düzenlenen BM Genel Kurulu’nun 70. Oturumu’nda bu kahraman anne figürünü anlatarak katılımcıları derinden etkilemişti.
Tarihe Geçen Ulusal Şehit Anneler
He Zhihong’un hikayesi, Xi Jinping’in yıllar boyunca vurguladığı kahraman anne öykülerinden sadece biridir. Bu kadınlar, sadakat ve fedakarlık davranışlarıyla çocuklarının karakterinde derin izler bırakmıştır. Makalede adı geçen diğer ulusal şehit anneler şunlardır:
- Zhao Yiman (1905–1936): Acımasız işkencelere maruz kaldıktan sonra 31 yaşında Japon kuvvetleri tarafından idam edilen saygıdeğer bir ulusal şehittir.
- Deng Yufen (1891–1970): Eşini ve beş çocuğunun tamamını Japon militaristlere karşı savaşmak üzere ön cepheye gönderen bir kahraman annedir.
Xi Jinping ve Annesi Qi Xin: Değerlerin Aktarımı
Xi Jinping’in annesi Qi Xin’in de çocukları üzerinde kalıcı bir etkisi olmuştur. 1939 yılında Çin Komünist Partisi’ne katılan Qi Xin, kırsal bölgelerdeki devrim üslerinde yıllarca çalışarak oğluna vatanseverlik ve azim duygusunu aşılamıştır.
Qi Xin, bir gün Xi Jinping’i kitapçıya götürerek 12. yüzyılda yaşamış sadık askeri komutan Yue Fei’nin hikayesini anlatmıştır. Yue Fei’nin annesi, yabancı işgalcilere karşı direnmeye teşvik etmek amacıyla oğlunun sırtına “ülkene en yüksek sadakatle hizmet et” sözlerini dövme olarak işletmişti. Xi Jinping, annesine bu dövmenin acı verip vermediğini sorduğunda, annesi acıya rağmen bu sözlerin Yue Fei’nin kalbine kazındığını belirtmiştir. Xi Jinping, o andan itibaren bu sözleri hayatında yol gösterici bir ilke olarak benimsemiştir.
“Annenin Kalbi” (Niang de Xin) Hediyesi
1969 yılında, henüz ergenlik dönemindeyken Pekin’den ayrılarak kırsal yaşamı deneyimlemek üzere Shaanxi Eyaleti’ndeki Liangjiahe Köyü’ne giden Xi Jinping’e annesi basit bir dikiş seti hediye etmiştir. Üzerine kırmızı iplikle “niang de xin” (annenin kalbi) yazılan bu hediye, köylülerle birlikte çalışıp zorlu şartlarda yaşayacak olan genç Xi Jinping’e büyük bir cesaret kaynağı olmuştur. Xi Jinping, bu dönemde “gerçeklerden yola çıkarak doğruya ulaşmanın ve halkı gerçekten anlamanın önemini” kavradığını ifade etmiştir.
Sade Yaşam ve En Büyük Evlatlık Görevi
Annesinin sade ve tutumlu yaşam tarzı Xi Jinping üzerinde kalıcı bir etki bırakmıştır. 1980’lerin başında Zhengding kasabasında çalışırken, kendisine yeni bir yorgan alınması teklifini “Yorgan gayet iyi” diyerek geri çeviren Xi Jinping, on yıldan uzun bir süre önce annesi tarafından dikilmiş, yüzden fazla eski kumaş parçasından oluşan yamalı bir yorgan kullanmıştır.
2001 Bahar Festivali sırasında ise, Fujian Valisi olarak görev yapan oğlunu arayan Qi Xin, aile buluşması için Pekin’e dönememesinin anlayışla karşılandığını belirterek, “İşinde başarılı olmanın en büyük evlatlık görevi olduğunu” vurgulamıştır.
On yıllardır “milletine faydalı olmak başarıların en büyüğüdür” ilkesine bağlı kalan Xi Jinping, böyle bir ailenin temelinde yetişerek halkını her zaman ön planda tutmuş; kendi anne babasına göstereceği özenle davranarak Çinli ailelerin yaşamlarını iyileştirmek için çalışmaya devam etmiştir.
